Sevgili Günlük

Tuğçeye Mektuplar

Merhaba Tuğçe. Nasılsın?

Beni sorarsan pek iyi değilim herhalde. Herhalde diyorum çünkü içimde bir sıkıntı var ama nedenini bilmiyorum.

Bugün yeni yılın ilk günü ve sen yine yanımda değilsin. Aslında artık bunu pek yadırgamıyorum. Sen istedin, ben istemedim. Ben istedim, sen önemsemedin. Sonrası benim bir kaç pot kırmam, senin uzun sessizliklerle yanıtların.

Dediğim gibi, pek yadırgamıyorum bu durumu, önemsemiyorum. Önemsemiyorum derken seni görmemeyi önemsiyorum tabi, sadece senin her zaman yanımda olmamana alıştım. Keşke arada bir yanımda olsan Tuğçe.

Otursak en sevdiğin şarkıcıdan bahsetsen, ben de sana o şarkıcı hakkında bildiğim şeyleri anlatsam. Sen dinlesen, biliyorum demesen. 2 bardak, 3 bardak, 4 bardak çay içsek. Farkında olmadan yarışsak senle. Hala çayı seviyor musun Tuğçe?

İşten güçten yorulduğunu söylesen,ama her yeni öğrendiğin şeyi hevesle anlatsan. Ben dinlesem, heee desem, yaaa desem, gülsem, cık cık desem.

Zaman zaman o fotoğrafına bakıyorum. Geçen sene miydi, ondan önceki sene miydi, yoksa her ikisinde de olmuş muydu hatırlamıyorum ama yine 1 ocakta yanlışlıkla beğendiğim o fotoğrafına bakıyorum.

Sosyal medya çıktı, mertlik bozuldu Tuğçe. Artık romanlardaki gibi bıçkın delikanlılar sevdikleri kızları takip etmiyorlar sokak sokak. Zaten taciz diyorlar öyle yapınca. Onun yerine internetten stalklıyorlar sevdiklerini erkekler. Ben de öyle yapıyorum Tuğçe. Seni stalklıyorum.

Geçenlerde bir arkadaşının doğum gününü kutladınız büyük bir grup. Anladığıma göre arkadaşın doğum gününün kutlanmasını seviyor. Çünkü yaptığım araştırma sonucunda arkadaşının sanırım son 7 senedir, her sene 1-2 gün farkla, doğum gününü kutladığını öğrendim. Geçte olsa benim de yeni yaşını kutladığımı söyler misin ona Tuğçe?

Sen Tuğçe, şarkıdaki “kahverengi gözlü kız”sın. Seviyorum seni.